Italyanets (2005) - The Italian



Italyanets (2005)

The Italian


IMDb

Çocuk olmanın en güzel yanı nedir bilir misiniz? Umut dolu olmak. Yaşamın kaynağına sahip olmak yani. Aslında kâinat güzel bir yer olmasa bile hep güzel günlerin geleceğine inanmak… İnanabilmek birşeye zannedildiği gibi güçsüzlük değildir aslında. Vanya Solntsev de böyle inançlı bir çocuk işte, onca kir pas içinde saflığını ve temizliğini koruyabilen bataklıkta açan bir çiçek misâli.


Altı yaşındaki kahramanımız unutulmuş 2002 yılında bir Rus köyündeki yetimhanede yaşıyor ama burası daha çok pis bir ticarethane. Yetimhanenin kazan dairesinde ise bir çocuk çetesi kaçakçılık, fuhuş her dalavereyi çeviriyor. Yetimhanede yaşayan küçük çocukların tek beklentisi ise zengin bir aile tarafından evlet edinilmek. İtalyan bir aile evlatlık almak için Rus aracı Madam tarafından yetimhaneye getirilince Vanya’yı beğeniyorlar ve evlat edinme işlemleri başlıyor. Tabii Madam’da bedelini (rüşvet) alıp yetimhane ile paylaşıyor. Ortamda Vanya’nın lâkabı da İtalyan oluyor böylece.


Ama bu esnada ne tesadüftür ki daha önce aynı yetimhaneden evlat edinilip giden başka bir çocuğun annesi çıkıp geliveriyor. Çocuğunun izini sürmek için. Ama Madam ve yetimhane yönetimince paralar çoktan paylaşıldığından o zavallı anneyi kovalıyorlar. Çocuğunu gerektiği zaman koruyamayan kadın belki de vicdan azabıyla sarhoş bir şekilde bir trenin altında kalıp yaşamını yitiriyor.


Bu ölüm haberi yetimhanede yankılanınca Vanya’nın minik kafasına da bir şey dank ediyor. Ya annesi de gelip onu arar ve İtalya'ya gittiği için bulamazsa? Oysa iyi anlaştığı yetimhaneden büyük bir kız “gelme ihtimali yok annenin öyle olsa seni bırakmazdı” demesine rağmen “ya gelirse” der minik akıllı bıdık. Yurt yönetimdeki kendi ile ilgili gizli kayıtları okuyabilmek için okuma yazma öğrenir ve annesinin izinin peşine düşer. Tehlikelerle dolu dünyaya açılmaya ve müthiş bir maceraya atılmaya karar verir artık onun umudu yani yaşama nedeni öz annesini bulmaktır.


Yönetmen Andrey Kravchuk bir televizyon ve belgesel yapımcısı bu ilk uzun filmi. Bir yetimhanede yaşayan ve annesini aramak için okuma yazma öğrenen bir çocukla ilgili gazetede çıkan bir haberden etkilenerek filmin senaryosunu Andrei Romanov yazmış. Ama esas söz edilmesi gereken kişi Nikolay Spiridonov yani Vanya’ya can veren yetenekli küçük oyuncu adeta filmin gerçek yaratıcısı o. Bu ilk filminden sonra da oyunculuk hayatına devam etmiş. 2005 yılında Berlin Film Festivali ödülü bulunan film 2006 yılında Rusya’nın En İyi Yabancı Film dalında Oscar adayı da olmuş. 


Rusya büyük coğrafyası buna mukabil az sayılabilecek nüfusu ama en çok da bolşevik ihtilali öncesi göz kamaştıcı edebiyat geleneği ile müthiş bir kültür ülkesi. Ama bana 1917 İhtilâlinden sonra bu yaratıcılık nispeten inkıtaya uğradı gibi geliyor. 1985 yılında Gorbaçov iktidarı döneminde Doğu - Batı ilişkilerini düzelteyim derken Doğu Avrupa'daki tüm Sovyet uydusu ülkelerinde aydınlar ve milliyetçilerin harekete geçmesi ve ortaya attığı Glasnost (Açıklık) ve Perestroyka (Siyasi sistemin, devlet örgütünün ve hükümet organlarının yeniden yapılanması) ilkelerinin devreye girmesi ile 6 yıl süren reformların ardından 1991 yılının sonunda SSCB resmen dağıldı. İşte bu tarihten sonra bir bocalama devresini takiben sanki eski kökleriyle tekrar bağ kurmaya başladılar. Bu film ve benzerleri bu gelişmeye örnek teşkil ediyor.





tt0450450

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Boarding School (2018)

American Exit (2019)